Önceden de söylemiştim, belki hoş değil, ama ben Türk evlerini hiç beğenmiyorum
Nedenleri de şöyle:
- Kendimiz için değil, başkaları için döşüyoruz evlerimizi.
“Bu ev nasıl karşılanır, gelenler ne der, bu koltukları yadırgarlar mı?” endişesi var hepimizde.
- Evimizi başkaları için döşediğimiz için sonuçta da tek tip evler çıkıyor ortaya.
Yaratıcılık sıfır, zevkler hep aynı, biraz süsten püsten vıcık vıcık, biraz da klasiğe yönelik, sade olmayı beceremeyen evler.
- Çeyiz mantığı çoğu zaman evlerimizin baş düşmanı oluyor. Önceden alınıp , biriktirilmiş, modası geçmiş, veya modadan da önemlisi bugünkü zevkimize uymayan tabaklar, aksesuarlar, masa örtüleri, kırlentler kimimizi evinden soğutuyor!
Daha spor, daha sade, daha farklı evler olduğukları için Avrupa’daki evleri çok daha davetkar ve sıcak buluyorum ben.
Amsterdam evleri her zaman ilgi çekici, hem rahat, hem modern, hem de çok “tarz”, işte bugünkü evimiz de Amsterdam’dan…
Bu ev Amsterdam’ın klasik dar oturumlu evlerinden biiri, 4 katlı bir ev.
Alan kişiler sağlam bir renovasyondan geçirmişler ve bence sonuç harika olmuş.
Bu evde modern detaylar, eve derinlik, ilgi çekicilik ve doku kazandıran klasik vintage ögelerle ve sanatla birleştirilmiş…
Bence evdeki en güzel detaylardan biri üstü yazılı kağıtlardan oluşturulmuş avize…
Açık mutfak da aydınlık ve ferah, yaşasın beyaz!
Oturma grubu yine tugladan da alınan destekle çok sıcak görünüyor.
Merdiven kısmındaki yazı çok hoşuma gitti:
Terasla evi gezmeyi bitirelim,şehrin içinde yeşile doyalım.
Lale ; yazdıklarını da fotoğrafladıklarını da beğendi.